ADH Hormonu Nedir? Yüksekliği ve Düşüklüğü ,Normal Değerleri

Paylaş
 

ADH Hormonu

İnsan vücudundaki birçok olay sinir sistemi ve hormonlarla denetlenir. Hormonlar iç salgı bezlerinden salgılanır.  Beyinde yer alan bir organ olan hipotalamus beynin başka bölgelerle ve iç organlarla bağlantı sağlayan ve düzenleyici olan bazı hormonların salgılanmasını denetler. Vücutta ne kadar su tutulacağını kontrol etmekte olan ADH adlı hormon da hipotalamusta üretilir ve hipofiz bezine gönderilip depolanır. Hipofizin arka lobunda depolanan ve gerektiği zaman gerektiği miktarda salgılanan diğer adı vasopressin olan protein yapılı ADH hormonu kana karışarak özellikle böbreklere taşınarak suyun geri emilmesini sağlar. Açılımı Antidiüretik hormon olan ADH vücudun susuz kalması durumunda salgılanır ve böbrekler suyu geri emer. Su geri emildiğinde düşük hacimli, yüksek yoğunluklu idrar oluşur.

ADH Miktarının Önemi

ADH Miktarının Önemi

ADH Miktarının Önemi

Yeterince su almayan kişilerde kanın hacmi azalmakta, yoğunluğu artmaktadır. Bu değişim özel reseptörlerle beyni uyarmakta, ADH salgılanmaktadır.  Fazla su alındığında tersi bir durum gelişmekte,  ADH hormonu daha az salgılanmakta, böylelikle vücuttaki su miktarı dengelenmektedir. ADH hormonunun miktarında normali aşan yükselme veya normalin altına düşme görülmesi kan dolaşımında sorunlara ve daha başka hastalıklara yol açar. Geri emilen su kanın basıncını da artırmaktadır. İdrar konsantrasyonu bozukluklarında, Diabetes insipidus (DI) hastalığından kuşku duyuluyorsa, kandaki sodyum seviyesinde düşüklük saptanmışsa doğru tanı koyabilmek amacıyla hastadan ADH testi yaptırması istenebilir. Testten önceki son 12 saatte fiziksel aktivitenin azaltılması,  içecek ve yiyecek madde alınmaması, kan alınmadan yarım saat önce uzanıp yatılması gerekir. Ağrı ve stres test sonuçlarını etkileyebilmektedir.

Normal ADH Aralıkları

Yetişkinlerin kanındaki normal ADH aralığı 0–8 pg/ml olmalıdır. Bazı ilaçların kullanılıyor olması, alkol alınmış olması ADH seviyesinde azalma ya da artmaya yol açabileceğinden test öncesi doktora bildirilmelidir. ADH seviyelerinin yüksek ya da düşük olması bazı sağlık sorunlarının olabileceğini ifade etmektedir. Ancak ayakta duruyorken, gece saatlerinde, stresli iken, egzersiz yapılırken ADH miktarının biraz artması normaldir.

Yüksek ADH Seviyesinin Belirtisi Ve Anlamı 

Yüksek ADH Seviyesinin Belirtisi

Yüksek ADH Seviyesinin Belirtisi

Vücudun ihtiyacından daha fazla ADH salgılanması böbreklerin daha çok su geri emmesini sağlayacaktır. Kana geçen fazla su kanı seyreltecek ancak potasyum, sodyum ve klorit yoğunluğunu düşürecektir. Elektrolit dengesizliğine sebep olan bu durumun uzun sürmesi sakıncalıdır. ADH fazlalığı olan hastalarda bulantı ve kusmalar, baş ağrısı, bilinç bulanıklığı görülebilmekte, ileri vakalarda hastalar nöbet geçirip komaya girebilmektedir.

Kalp, kanser, şeker ve tansiyon ilaçlarının, bazı iltihap giderici ve ağrı kesici ilaçların kullanımı ADH salgılanmasını artırmaktadır. Aşağıdaki hastalıklar da ADH seviyesinin artmasına sebep olabilmektedir:

*MS (Multipl Skleroz)

*Guillain Barre sendromu (GBS)

*Akut intermitant porfiri (AIP):

*Epilepsi

*Hipotalamus, hipofiz bezi, göğüs duvarında oluşan bazı hastalıklar

*Tüberküloz, amfizem, HIV, kistik fibrozis gibi akciğerlere yansıyan hastalıklar

*Lenfoma, lösemi, mesane, pankreas, beyin ve akciğer kanserleri

*ADH üretebilen bazı tümörler

ADH Yüksekliği

ADH Yüksekliği

ADH Yüksekliği

Bozulan elektrolit dengesini düzeltebilmek için hastalara medikal tuz solüsyonlarının verilmesi gerekir. İdrar söktürücü türde bazı ilaçlardan da yararlanılacaktır. Hastalardan sıvı alımını sınırlandırmaları da istenir. ADH yüksekliğinin altında daha ciddi bir durum, hastalık varsa saptandıktan sonra hastalar daha özel bir tedaviye alınmalıdır.

ADH Düşüklüğü

ADH Düşüklüğü

ADH Düşüklüğü10

ADH düşüklüğü demek suyun vücutta tutulamaması demektir.  Böyle bir durumda idrar miktarı artacak rengi ise açık olacaktır.   Dehidratasyon yani vücuttan su kaybı olması tansiyonu da düşürecektir. Fazla su içilmesi, kanda sulanmanın fazla olması, alkol alınması, korku gibi bazı durumlar ADH’ın yeterince salgılanmamasına sebep olmaktadır. Böbrekler suyu geri emmediğinden idrarla su kaybedilmekte, idrar miktarı artmakta hatta idrar kaçırma yaşanmaktadır. ADH yetmezliğine sebep olan diğer faktörler şunlardır:

*Fenitoin, lityum, etanol gibi ilaçlar

*Kaygı bozukluğu

*Şizofreni

* Otoimmün kronik hepatit

*Hipotalamus ya da hipofizin zarar görmesi

*Şekersiz şeker: Diabetes insipidus (DI)

*Kafaya alınan şiddetli darbeler

*Cerrahi müdahaleler

*Yaşlanma

Yüksek tansiyon varsa veya uzanıp yatarken yani istirahat durumunda ADH’ın daha az salgılanması normaldir.

 

Bir önceki yazımız olan Takayasu Artriti (Nabızsızlık Hastalığı) Nedir Tedavisi Nasıl Yapılır? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Sorularınızı Yorum Bölümünden Sorabilirsiniz ...
Bu yazı 482 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

DMCA.com Protection Status