Agorafobi nedir belirtileri ve tedavisi nasıl yapılır ?

Paylaş
 

Agorafobi, genellikle açık ve kalabalık ortamlarda tetiklenen bir psikolojik hastalıktır. Kişiler bu tarz alanlarda bulunmaktan tedirgin olurlar. Bu yüzden genellikle bazı alanlardan kaçma eğilimindedirler. Bazı hastalar kalabalık olmayan yerlerden de kaçınmaktadırlar. Sanki onlara yardımın gelemeyeceği endişesine kapılırlar. Bu yüzden yalnız başlarına dışarıya çıkmaktan kaçınırlar. Yanlarında muhakkak güvendikleri insanlar ile dışarı çıkmayı tercih ederler.

AGORAFOBİ’ Yİ TETİKLEYEN ALANLAR

  • Basık ve havasız odalar
  • Otobüsler, metrobüs, tren, uçak vb. taşıtlar
  • Asansörler, tüneller
  • Alışveriş merkezleri, spor salonları, sinemalar, tiyatrolar, konser alanları, marketler
  • Okullar, kalabalık olmayan sokaklar ve tek başına kalınan diğer ortamlar

AGORAFOBİ’ NİN NEDENLERİ

BiyolojikNedenler: Santral sinir sistemindeki dejeneratif bozukluklar sonucu iletimde bozukluklar meydana gelir. Bu bozukluklar sonucunda beyinde salgılanan ve ruhsal dengenin korunması için önemli olan nörotransmitterlerin oluşum mekanizmalarında sıkıntı çıkar. Nörotransmitterlerin dengesindeki bozukluklardan bu tarz psikolojik hastalıklar meydana gelmektedir. Özellikle agorafobisi olan kişiler üzerindeki yapılan araştırmalar sonucunda bu kişilerin serotonin seviyelerinde düşüklük gözlemlenmiştir. Bu yüzden genel anlamda serotonin oluşumunun sıkıntıda olduğu söylenebilir.

KalıtımsalNedenler: Özellikle yapılan araştırmalar aile bireylerinin herhangi birinde bu tarz bir psikolojik rahatsızlık bulunması sonucu bireyin çocuklarında veya ondan devam kuşaklarında bu tarz rahatsızlıkların görülebileceği yönündedir. Büyük ihtimalle ailesinde gen aktarımı yoluyla gelen bozuk gen kişide bu rahatsızlığın oluşmasını sağlamaktadır.

PsikolojikNedenler: Kişinin yakın zamanda travma geçirmesi, bu rahatsızlığa yakalanma riskini arttırmaktadır. Özellikle anne, babası gibi yakın akrabalarından birini kaybetmesi, trafik kazası geçirmesi, ölümden dönmesi gibi travmatik olaylar bu rahatsızlığın oluşmasında etkilidir. Bazı kişilerin çevresinde bu tarz rahatsızlığı olan kişiler bulunmaktadır. Bu bireyler bu kişileri görerek onlardan psikolojik anlamda etkilenip rahatsızlığa yakalanabilirler.

AGORAFOBİ’ NİN BELİRTİLERİ

  • Kalp çarpıntısı
  • Endişe
  • Hızlı hızlı nefes alıp verme
  • Terleme
  • Baş dönmesi
  • Mide bulantısı
  • Kusma
  • El ve ayaklarda karıncalanma
  • Sıcak basması
  • El ve ayakların buz kesmesi
  • Vücudun belirli bölgelerinde kasılmaların meydana gelmesi
  • Huzursuzluk
  • Aşırı sinirlilik
  • Korku hissi duyma
  • Ölme korkusu
  • Nefesinin yetmeyeceği korkusu
  • Bayılma
  • Nefesin kesilmesi vb. gibi belirtiler görülebilmektedir.

Yukarıda belirtilen belirtilerin 5 tanesi sizde veya çevrenizdeki herhangi bir kişide bulunuyorsa ilk önce bir dâhiliye uzmanına giderek tüm tetkiklerini yaptırması gerekmektedir. Daha sonrasında herhangi bir sorun çıkmayan kişilerin psikiyatriste gitmesi gerekmektedir.

AGORAFOBİ’NİN TEDAVİSİ

Agorafobinin iki türlü tedavisi bulunmaktadır. Birincisi ilaç tedavisi, ikincisi ise psikoterapi yöntemidir. Bu iki yöntemde tek başına yeterli olmamaktadır. Bu yüzden iki yöntemin aynı anda uygulanması gerekmektedir. İlk etapta ilaç tedavisi başlanır. Genellikle düşük dozlarla başlanıp yavaş yavaş arttırılır. Hasta bu süre zarfı içerisinde ilaç ile rahatlatılmaktadır. Genellikle hasta bir hafta sonra kontrole çağırılır. Hastanın ilaç ile uyumu tespit edilir. Daha sonra bir psikolog yardımı ile psikoterapiye başlanır. Psikoterapide belirli bir takım gevşeme egzersizleri hastaya öğretilir. Hasta bu hareketleri düzenli olarak yaptığı takdirde vücudundaki gerginliği minimal düzeye indirmiş olacaktır. Psikoterapide uygulanan belli başlı yöntemler şunlardır; derin nefes egzersizleri, doğru nefes alma teknikleri, rahatlama meditasyonları, progresif kas gevşetme egzersizleri vb. egzersizler uygulanmaktadır. İlaç tedavisi olarak da genel olarak yaygın kullanılan SSRI türevi antidepresanlardır. Bu tarz antidepresanlar sinir sisteminde salgılanan serotonin hormonunun geri emilmemesini engelleyerek ortamda serotonin konsantrasyonunun artmasını sağlar. Yapılan bir araştırmada belli miktarda hastalar 3 gruba ayrılmıştır. Birinci gruba sadece ilaç tedavisi uygulanmıştır. İkinci gruba sadece psikoterapi uygulanmıştır. Üçüncü gruba ise hem ilaç tedavisi hem de psikoterapi uygulanmıştır. Araştırma sonucuna göre hem ilaç tedavisi hem de psikoterapi alan hastaların iyileşme yüzdelerinin daha fazla olduğu görülmüştür. Bu yüzden uzmanlar ilaç tedavisi ile birlikte psikoterapinin uygulanmasının yararlı olacağını söylemektedirler. Bu hastalığın atlatılmasındaki en büyük etken sabır, sabır, sabır… Sağlıklı ve esen kalmanız dileğiyle..

Bir önceki yazımız olan Klostrofobi Nedir, Belirtileri ve Tedavisi başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Sorularınızı Yorum Bölümünden Sorabilirsiniz ...
Bu yazı 177 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

DMCA.com Protection Status