Bikarbonat (HCO3) Testi Nedir, Yüksekliği ve Düşüklüğü, Nedenleri

Paylaş
 

Bikarbonat (HCO3) Testi Nedir

Damarlarımızın içinde dolaşan kan sıvı bir doku olup kan hücreleri dışında birçok besin ögesi, enzim ve solunum gazları taşımaktadır. Sağlıklı kişilerde kandaki asit ve baz özellikli maddeler dengededir.  Bazı sağlık sorunları sonucunda kandaki asit ve baz karakterdeki maddelerin miktarında azalma ya da çoğalma görülebilir.  Doktorun karşısına gelen bir hastaya teşhis koyulabilmesi için çoğu kez kan testleri istenmektedir. Kanda bulunan alkali özellikteki bikarbonatın da seviyesi bazı testlerle saptanabilmektedir. Doktorlara solunum güçlüğü, kusma, bilinç bulanıklığı (konfüzyon) gibi şikayetlerle giden ve çare arayan hastalarda, asit baz bozukluklarından şüphe edilmesi durumlarında veya tedavisi devam eden hastaların durumlarının takip edilmesi amacıyla bikarbonat testi kullanılır.

Bikarbonat (HCO3) Testi Nedir

Bikarbonat (HCO3) Testi Nedir

Asit-Baz Dengeleri

Bikarbonat ( HCO3) böbrekler tarafından da salgılanan, negatif yüklü (-), geri emilebilen bir elektrolittir. Bu elektrolit kandaki asit ve baz dengesini sağlarken bir yandan da Cl, K ve Na iyonlarıyla birlikte hücrelerdeki elektrolit dengesinin korunması üzerinde etkili olmaktadır. Metabolik alkaloz, kompanse respiratuar asidoz, barbitürat, morfin, kortkosteroid gibi maddeler, bazı hastalıkların tedavisinde kullanılan laksatifler, diüretikler kan plazmasındaki HCO3 seviyesinin yükselmesine sebep olmaktadır.

Karbondioksidin Taşınma Biçimi

Hücrelerde solunum sonucu oluşan karbondioksit gazı kana geçerek üç farklı şekilde taşınabilir.  Karbondioksitin büyük kısmı kan serumunda HCO3 şeklinde taşınırken bir kısmı alyuvar içindeki hemoglobine bağlanarak karboksihemoglobin (karbonimohemoglobin) şeklinde,  çok az bir kısmı da plazmada erimiş halde taşınır.

Kanda taşınan bikarbonatın oluşumu şu şekilde gerçekleşir: Alyuvarlar (kırmızı kan hücreleri) içine giren CO2 karbonik anhidraz enziminin etkisiyle suyla birleşir ve karbonik aside dönüşür. Karbonik asit ise bikarbonat iyonlarına ayrılır ve alyuvardan difüzyonla dışarı çıkarak kan plazmasına geçer.

Bikarbonat Yüksekliği

Bikarbonat Yüksekliği

Bikarbonat Yüksekliği

Kandaki gazların yükselişi ya da düşüşü kişilerde çeşitli hayati sorunlara yol açabilmektedir. Hissedilen sağlık sorunlarında uzman hekimlere gidilmeli, kan gazlarının değerine bakılmalı, sorunun sebepleri saptanmalı, tedavi planı hazırlanmalıdır. Serumdaki bikarbonatın test sonuçlarında yüksek çıkmasının birçok sebebi olabilir. Bu sebepler aşağıda belirtilmiştir.

*Aldosteronizm

*Yüksek hacimli gastrik emilim

*Kronikleşmiş kusma

*Civa içerikli diüretikler

*Kronik obstrüktif akciğer hastalığı (KOAH)

*Kan transfüzyonu (kan nakli)

*Cushing sendromu

*Kalp hastalıkları

*Conn sendromu

Bikarbonatın Kandaki Referans Değerleri

Heparinli şırıngalara alınan kan örneği ile yapılan bikarbonat testlerindeki referans değerleri 22- 26 meq/L (mmol/L) aralığında olmalıdır. Kan alınırken uygulanan turnikenin gereğinden fazla damarda sıkılı bırakılması, test yapılacak kişinin fazla asitli ve karbonatlı besinler ya da içecekler almış olması, numune alınan tüplerin ağzının açık bırakılması veya tam kapanmamış olması bikarbonat oranlarının düşük çıkmasına sebep olacağından testler büyük bir dikkatle uygulanmalıdır.

(Her laboratuvarda biraz farklı olabildiğinden ortalama değerler verilmiştir).

Standart Bikarbonat Nedir?

Canlılığını korumak ve enerji üretmek için hücreler sürekli solunum yapmalıdır. Standart bikarbonat, solunum sonucu oluşan karbondioksitten kaynaklanan, standart koşullar altında 37ºC’de, PaCO2: 40 mmHg iken) bulunması gereken bikarbonat yoğunluğudur. Normal olarak 22–26 mmol olması gereken bikarbonat metabolik sebeplerle değişebilmektedir.

Bikarbonat Düşüklüğü

Bikarbonat Düşüklüğü

Bikarbonat Düşüklüğü

Bikarbonat düşüklüğünde hayati organlar tehlike altındadır. Aşağıdaki durumlarda bikarbonat seviyesi düşmektedir.

*Elektrolit dengesini bozan kronik diyare (ishal)

*Addison hastalığı

*Metabolik asidoz

*Loop diüretiklerin uzun süre kullanılması

*Açlık

*Aşırı alkol tüketmek

*Karaciğer bozuklukları

*Akut renal yetmezlik

*Diyabetik ketoasidoz

*Kompanse  respiratuar  alkaloz

*Siklosporin, setazolamid, gibi ilaçların kullanımı

*Etilen glikol (antifriz) ile zehirlenme

Kanda alkali özellikteki bikarbonatın artması alkaloz,  azalması ise asidoz gelişmesine sebep olur. Bikarbonatın metabolik yoldan dengelenmesini sağlayan böbreklerdir. Kandaki asit-baz dengesinin değişmesi kalpten bağışıklık sistemine kadar vücuttaki birçok fonksiyonun bozulmasına ve yaşamsal tehlike altına girilmesine neden olmaktadır.

Bir önceki yazımız olan Probiyotik Nedir ?Ne işe Yarar, Hangi Durumlarda Kullanılmalıdır? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Sorularınızı Yorum Bölümünden Sorabilirsiniz ...
Bu yazı 1638 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

DMCA.com Protection Status