Boğmaca Hastalığı Nedir? Belirtileri ve Tedavi yöntemleri Nelerdir ?

Boğmaca
Paylaş
 

Özellikle bebeklerde tehlikeli problemlere yol açan bakteriyel bir enfeksiyondur. 6 aya kadar olan bebekler ile 10 – 15 yaş yaş arasındaki çocuklarda en fazla görülür. Boğmaca üst solunum yolu enfeksiyonu ile başlar ve aşı ile korunmak yüksektir. Ancak boğmacadan gerekli korunma yöntemi alınmadığında ölüm oranı yüksek bir hastalıktır. Ayrıca sakat bırakma oranı da oldukça yüksektir. Boğmacaya yakalanan çocukta zatürre riski ve beyin iltihabı riski çok fazladır. Bulaşma riski olan hastalıklar arasındadır ve hava yolu ile bulaşır. 7 – 10 gün arasında kuluçka dönemi vardır ve bulaştığında ilk olarak nezle benzeri belirtiler gösterir. 14 günden sonra çok ağır öksürükler görülmeye başlar ve sonraki bir aylık süreçte hastalık gerilemeye başlar. Özellikle 6 aylığa kadar olan bebeklerde çok daha ölümcüldür ve mortalite oranı % 4’tür. Bulguların gösterdiğine göre Temmuz – Ekim ayları arasındaki dönemlerde çok daha fazla görülmektedir. Yapılan tedavi ya da doğum öncesi yapılan aşılar ömür boyu süren bir bağışıklık oluşturmaz. Hastalık ile ilgili detaylı bilgi özellikle anne ve babalara yönelik olarak aşağıda detaylı bir biçimde açıklanmıştır.

Boğmacanın Belirtileri Nelerdir?

Burun akıntısı

Burun tıkanıklığı

Hapşırma

Kuru öksürük

Hafif ateş

Üst solunum problemlerine yönelik tedbirler alınmasına rağmen hastalığın ikinci evresi olan ikinci haftadan sonra hastalığın en ağır seyrettiği dönemdir ve bu da yaklaşık iki hafta kadar sürer. Bu dönemde ağır öksürük nöbetleri oluşur. 5 – 10 defa peş peşe öksürmeler oluşur Ardından çocuktan ıslık sesine benzeyen bir ses çıkar. Kusma ile birlikte bu öksürük nöbeti sona erer ve çocukta morarma görülür. Bu dönemde havale geçirme sık görülmektedir. Yoğun öksürükten kaynaklanan göz içi kanamaları oluşabilir. Uzun süren öksürük ve morarmadan kaynaklı beynin oksijensiz kalması yaşanabilir. Orta dönem denen iki haftalık dönem bebeğin ve çocuğun yaşamını doğrudan etkileyen dönemdir ve hastalığın en ağır seyrettiği dönemdir. Bu nedenle özellikle 6 aydan küçük bebeklerin hastanede tedavi edilmesi gerekmektedir.

Üçüncü dönem belirtileri ise ikinci dönem belirtilerinin aynısıdır ancak oluşan tüm belirtilerin yavaş yavaş sonlandığı dönemdir. Bu dönem de yaklaşık bir ay kadar sürer. Böylece hastalığın ilk belirtilerinden sonlanmasına kadar geçen süre 60 – 75 gün arasındadır. Bu süreç içinde hafifte olsa öksürük ve diğer belirtiler görülebilmektedir. Ayrıca boğmacaya bağlı olarak havale nöbetleri ve sürekli uyuklama hali görülebilmektedir. Zatürre oluşum riski oldukça fazladır. Beyinde etkilenmelere yol açabilmektedir. Bu bulguların mutlaka gözlem altında tutulması gerekir ve mutlaka 6 aydan küçük çocukların hastane ortamında tedavisinin yapılması gerekir.

Tedavisi Nasıl Yapılır?

Tedavisi bebeklerde çok daha yoğun biçimde gerçekleştirilir. Öksürük nöbetlerinden dolayı beynin oksijensiz kalmaması için tedbirler alınır ve bunun için bebeklerin mutlaka hastaneye yatırılması gerekir. Antibiyotik tedavisi uygulanır, oda mutlaka nemli tutulur ve yoğun öksürüğe yönelik nefes açmaya yarayan buhar şeklinde ilaçlar oksijenle birlikte verilir.

Tedavide verilen ilacın asıl amacı hastalığın başkalarına bulaşmasını engellemektir. Makrolit denilen antibiyotik ilaçları kullanılır. Antibiyotikler kullanılmaya başlandıktan sonraki 5. günde bulaşıcı özellik tamamen ortadan kalkar. Bu nedenle boğmaca geçiren bir çocuk antibiyotik aldıktan 5 – 6 gün sonra anaokuluna rahatlıkla gönderilebilir çünkü başka çocuklara hastalığı bulaştırma riski yoktur. Her ne kadar boğmacanın diğer belirtileri (öksürme, hapşırma vs) devam etse bile bulaştırma riski antibiyotik alındığı için ortadan kalkmış olur. Ancak antibiyotik tedavisine başlamamış bir çocuk 20 gün kadar okula ya da anaokuluna gönderilmemelidir çünkü bulaştırma riski yüksektir.

2005 yılından önce boğmaca vakalarının % 6 – 7 arası ergen ve erişkinlerde görülürken 2005 yılına gelindiğinde bu oran % 17’ye yükselmiştir. Bebeklik döneminde uygulanan 4 dozluk boğmaca aşısı bu nedenle uzun süreli bir koruyuculuk sağlamamaktadır. Okul çocukları, ergenler ve hatta erişkinler boğmaca enfeksiyonuna karşı duyarlıdırlar. Bu sebeple 2010 yılından itibaren ilköğretimin birinci sınıflarına her Ekim ayında ilave 5. doz aşı rutin olarak yapılmaktadır ve aşı takvimine alınmıştır. Ancak yine de bu aşı ömür boyu bir bağışıklık kazandırmamaktadır. Bu nedenle son yıllarda ergen ve erişkin kişilerde boğmaca vakalarının arttığı gözlemlenmiştir.

Bir önceki yazımız olan Akdeniz Anemisi başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Sorularınızı Yorum Bölümünden Sorabilirsiniz ...
Bu yazı 634 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

DMCA.com Protection Status