Fibrinojen Nedir? Yüksekliği, Düşüklüğü Ve Normal Değerleri

Fibrinojen Nedir
Paylaş
 

Fibrinojen Nedir

Fibrinojen, glikoprotein grubunda yer almakta ve karaciğerde üretilmektedir. Fibrinojen faktör 1 olarak bilinmektedir ve pıhtılaşma mekanizmasında görevlidir. Birçok hastalığa tanı konulmasında bilgi vermektedir. Olası kanama durumlarında kan kaybının önlenmesi adına kan pıhtılaşmaktadır. Bu sürecin sağlıklı şekilde işleyebilmesi fibrinojenin miktarına bağlıdır. Fibrinojenin miktarının az olduğu kişilerde kanamanın durması hayli zor olmaktadır.

Fibrinojen, kanamalarda görülen pıhtılaşma sürecinin temel unsurunu oluşturmaktadır. Çeşitli durumlarda kişilere fibrinojen testi uygulanmaktadır. Bu testin yapılma amacı; aniden ortaya çıkan kanamaların nedenini saptamak ve pıhtı bozukluklarını saptamaktır. Ayrıca kanın zor pıhtılaşmasının yanında aşırı pıhtılaşması da söz konusudur. Yaygın damar içi pıhtılaşmaları ve bir takım hastalıkların tanısında, fibrinojen testi yol gösterici nitelik taşımaktadır.

Fibrinojenin Normal Değerleri

Kanın pıhtılaşmasında temel unsurlardan olan fibrinojen, insan sağlığı açısından oldukça önemlidir. Kanın geç pıhtılaşması ya da aşırı pıhtılaşması fibrinojen miktarı ile ilgilidir. Miktarın az olması da çok olması da sağlık açısından risk unsuru oluşturmaktadır. Yetişkin bireylerde fibrinojenin normal değerleri 200-400 mg/dl iken yeni doğan bebeklerde ise 125-300mg/dl’dir.

Fibrinojen miktarının mutlaka korunması gerekmektedir. Normal değerlerin altına ya da üstüne çıkan fibrinojen miktarı sağlık açısından ciddi nitelikte sorunlara neden olmaktadır. Laboratuvar ortamında yapılan testlerle değerler saptanmaktadır.

Fibrinojen Yüksekliği Nedir?

Kanın pıhtılaşmasını sağlayan unsurların başında gelen fibrinojen bazı durumlarda yükselmektedir. Fibrinojenin yüksek olması durumu hiperfibrinojen olarak isimlendirilmektedir. Miktarın 400 mg/ dl’den yüksek olması, hiperfibrinojen sınıfına girmektedir. Fibrinojen miktarının yüksek olmasının bir takım belirtileri bulunmaktadır. Stroke yani beyinde gerçekleşen damar tıkanıklıkları, fibrinojen miktarının yüksek olduğunun habercisidir. Bu sağlık sorunu konfizyona neden olabildiği gibi aynı zamanda koma, felç ve ölümle dahi sonuçlanabilmektedir. Kalp ve damar tıkanıklıklarına yatkın olan bünyelerde, fibrinojen miktarı yükselmiş olabilir.

Fibrinojenin yükselmesine neden olan etmenler;

Romatoid artrit, fmf benzeri iltihaplı hastalıklar
Zatürre benzeri enfeksiyonel hastalıklar
Kalp krizi ve kalp damar hastalıkları geçirmek
Travma ve inme durumları
Hamilelik süreci
Sigara ve benzeri tütün mamullerinin kullanımı
Doğum kontrol ilaçları
Yaygın doku ölümlerinin yaşanması
Periferal arter hastalığı
Bazı kanser türleri

Fibrinojen Düşüklüğü Nedir?

Kan pıhtılaşmasında görev alan fibrinojen miktarının düşük olması hipofibrinojen olarak isimlendirilmektedir. Fibrinojen miktarının düşmesi iki temel soruna bağlı olarak gelişmektedir; birincisi maddenin üretiminde sorun yaşanmaktadır, ikincisi ise fibrinojen fazla kullanılmaya başlamıştır. Kan proteini olan fibrinojen, kanın yüzde 5’ini oluşturmaktadır. Lenf sıvılarında bulunduğu gibi  çeşitli vücut sıvıları içerisinde de yer almaktadır. Fibrinojen karaciğerde sentezlendiği için bu organda meydana gelen sorunlara bağlı olarak miktarı azalmaktadır.

İnsanların ufak kesiklerde dahi ölüm riski bulunmaktadır. Kan kaybı yaranın boyutuna bakılmaksızın ölüme götürebilecek tehlikededir. Miktarın 200 mg/ dl’nin altına düşmesi halinde, hipofibrinojen ortaya çıkmaktadır. Fibrinojen miktarının düşmesi halinde kanamalar durdurulamaz ve ciltte morluklar oluşur. Bunun yanı sıra kas içi, eklem içi kanamalar görülür. İşin ucu beyin kanamasına kadar gidebilmektedir.

Fibrinojen miktarının azalmasında etkili olan unsurların başında genetik unsurlar bulunmaktadır. Bazı kişilerde doğuştan fibrinojen azlığı görülmektedir. Karaciğer hastalıklarında ise fibrinojen üretimi direkt olarak olumsuz etkilenmektedir. Fibrinojen miktarını azaltan diğer etkenler;

Vücudun çeşitli bölgelerinde ortaya çıkan iltihaplanmalar ve özellikle pankreas iltihaplanması
Akciğer damarlarında pıhtılaşma görülmesi vücuda genel anlamda kan pompalanmasını etkilemekte ve bu durum fibrinojen azlığına neden olmaktadır.
Yüksek miktarda ve bilinçsiz yapılan kan bağışları kişinin genel kan seviyesini azaltmakta ve dolayısıyla fibrinojen miktarını da düşürmektedir.
Beslenme bozuklukları ve dengesiz beslenme

 

Bir önceki yazımız olan Sekonder Nedir?  Sekonder Ne Anlama gelir? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Sorularınızı Yorum Bölümünden Sorabilirsiniz ...
Bu yazı 2094 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

DMCA.com Protection Status