Gebelikte Fibrinojen Yüksekliği Neden Olur?

Gebelikte Fibrinojen Yüksekliği
Paylaş
 

Gebelikte Fibrinojen

Gebelik sürecinin başlaması ile birlikte anne adaylarının psikolojik korkuları ile birlikte kafalarında çeşitli sorular meydana gelir. En belirginleri fiziksel olarak yaşayacakları değişimler ve gebelikte rastlayabilme ihtimalleri yüksek olan rahatsızlıkları nasıl engelleyebilmeleri gibi. Her gebelik aynı anne adayında bile farklılık gösterebilmektedir, bu sebeple yapılan kıyaslamalar sağlıklı sonuçlar vermez bunun yerine hekiminizin tavsiye ettiği test ve destek vitamin ya da ilaçları kullanmalınız saha sağlıklıdır. Gebelik testlerinde karşımıza çıkan ama pek çoğumuzun ne olduğunu bilmediğimiz fibrinojen terimi aslında gebeliğin gidişatını etkileyen bir faktördür.

O halde öncelikle fibrinojen nedir ona biraz değinelim, enfeksiyon durumlarında yükselebilen ve karaciğerde üretilen kanın pıhtılaşmasını sağlayan temel bir faktördür. Bazı durumlar açığa çıktığında bu testlerin yapılması zorunlu hale gelir, örneğin sebepsiz kanamalar ya da pıhtılaşma bozuklukları, kan akışınızın aşırı pıhtılaşması durumunda, enfeksiyonel rahatsızlıkların tanısında bizlere yardımcı olur. Görüldüğü gibi bebeğin gelişimi için gerekli olan temel gıdası anne kanını kapsayan bu önemli durumlar ihmale gelmeyecek şekilde kontrol altında tutulmalıdır. Bebeğin sağlıklı bir şekilde beslenememesinden tutunda anne adayında ciddi hastalıkların oluşmasına kadar ve hatta ikisinin birden hayatını kaybetmesine kadar çeşitli olaylara sebebiyet verebilir.

Bu kadar tehlikeli bir durum olan fibrinojen yüksekliği neden olur? Bilinen bazı sebepleri ile birlikte en belirgin durumunu gebeliğe bağlamak mümkündür, ancak diğer sebeplerinde bilinmesinde fayda vardır.

  • İltihaplı rahatsızlıklarda, Akdeniz ateşi ve benzeri,
  • Zatürree gibi enfeksiyonlu rahatsızlıklar,
  • Basit çaplı da olsa kalp krizi,
  • Gebelik öncesi ya da gebelikte rastlanılan kalp ve damar rahatsızlıkları,
  • İnme,
  • Gebelik,
  • Yaşanılan çeşitli travmatik olaylar,
  • Vücudunuzun çeşitli bölgelerinde doku ölümünün beraberinde getirdiği durumlar,
  • Yüksek miktarda nikotin tüketimi,
  • Uzun süreli doğum kontrol ilaçlarının kullanımı,
  • Çeşitli damar rahatsızlıkları,
  • Ve maalesef bazı kanser türleri.

Fibrinojen yüksekliğinin nedenleri ile birlikte dilerseniz birde düşüklüğünün nedenlerini ve tabi ki bağlı olan rahatsızlıkları da yakından inceleyelim zira her iki durumda da normal şartlarda bile insan sağlığı için tehlike arz ederken gebelik gibi hassas durumlarda her iki can içinde büyük tehlike oluşturabilir. Gelelim düşük değerlere sahip olmasının nedenlerine;

  • Genetik olarak doğuştan fibrinojen yokluğu veya azlığı durumu,
  • Yine doğuştan gelerek anormal derece dengesiz olarak üretilmesi,
  • Özellikle siroz gibi karaciğer rahatsızlıklarında üretilememesine bağlı olarak değerleri düşer,
  • Pankreas iltihaplı rahatsızlıklarında,
  • Akciğer ve kalp rahatsızlıklarına bağlı olarak ciğerlerin ve kalbin damarlara pıhtı atması durumlarında,
  • Aşırı derecedeki beslenme bozukluklarında değer düşmesine rastlanılır,
  • Büyük derecede kan kaybı yaşanması durumunda ya da yüksek miktarlarda kan verilmesi durumunda,
  • Ve primer fibrinolis olarak sınıflandırabiliriz.

Görüldüğü gibi her iki durumda da ciddi rahatsızlık belirtileri ya da olabilecek rahatsızlıklara rastlanmaktadır. Zaten görevinden de anlaşılacağı üzere kanımız ile ilgili olan bu etken madde özellikle de gebelik döneminde ve doğum sırasında istenilmeyen durumların ortaya çıkmasına neden olabilir. Örnekle açıklamak gerekirse de fibrinojen değeri yükselirse annenin kanında aşırı pıhtılaşma yaşanır ve bebeğinize kordon bağından beslenebileceği şekilde kan gönderilemez ki bu pıhtılaşmaya bağlı olarak bebekte gelişim geriliğinden kalbinin durmasına kadar durumlarla karşımıza çıkabilir. Ya da tam tersi az üretilmesinden kaynaklı olarak olası kazalarda veya en basiti doğum anında aşırı sulanan kanın durdurulması mümkün olmayabilir ve annenin sağlığından ziyade canını tehlikeye atabilir.

Eskilerin bu tür değer ya da rahatsızlıklardan haberi olmadığı hesaba katılırsa anne ve bebek ölümlerinin sayısı da düşünülürse, anne adaylarının ve kişilerin bilinçlenerek daha sağlıklı nesiller yetiştirmesi elbette çağın mucizesi sayılabilir. Hiçbir kimse ne doğmamış çocuğunu kaybetmeyi ne de doğum sırasında eşini kaybetmeyi kaldıramaz bu sebeple de en ufak bir şüphede dahi hekiminizden görüş almanız ya da onun tavsiyesi ile ilaç kullanmanız gereklidir. Gebelikteki pıhtılaşma sorunu ile birlikte diğer pıhtılaşma sorunlarında karşımıza çeşitli ilaç ve iğne gruplarında çözümler çıkmaktadır. Bu ilaçlar kan sulandırıcılar olarak da bilinmektedir, tabi yine hekiminizin gerek gördüğü durumlarda ve gerek gördüğü süre kadar kullanılması gerekir. Gebelikte genelde hazır ilaçlı iğne kullanımları tavsiye edilir ki kullanma süreleri de bebeğin gelişimini etkilememesi açısından doğuma kadar devam eder.

 

Bir önceki yazımız olan Hamilelikte Doğru Beslenme Nasıl Olmalı? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Sorularınızı Yorum Bölümünden Sorabilirsiniz ...
Bu yazı 575 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

DMCA.com Protection Status