Kemoterapi Nedir? Hangi Amaçla Uygulanır ?

Kemoterapi
Paylaş
 

Kemoterapi en basit tanımla tümörlerin kimyasallar yardımıyla yok edilmesidir. Bu kimyasallar ağız ya da damar yolu ile uygulanır. Vücuda giren kimyasallar kanserli hücrelerin büyümesini ve yayılmasını engellerler. Cerrahi operasyonlarla ve radyoterapilerle beraber uygulanır. Bu üç uygulama tümörlerle yapılan mücadelenin ana unsurunu oluşturur. Uygulanacak olan kemoterapi her bireyde farklılık gösterir ve tümörün tipi ve hastanın özellikleri belirleyici unsurdur.

Hangi Amaca Yönelik Uygulanır?

Oluşan hastalığın tekrar nüksetmemesi için uygulanır

Tam anlamıyla şifa mümkün olamayacaksa yayılmasının önüne geçmek ve oluşan tümörü kontrol altına alarak hastalıksız bir yaşam süresi oluşturmak için uygulanır

Tümörün büyümesini durdurarak veya yavaşlatarak hastanın hayatta kalma süresini mümkün olduğunca uzatabilmek için uygulanır

Tümörden kaynaklanan olumsuz etkileri ortadan kaldırarak yaşam kalitesini daha yukarlara çekmek için uygulanır

Ne Tip İlaçlar Kullanılır?

Kullanılan bazı ilaçlarda amaç doğrudan tümörü yok etmektir. Bazı ilaçlarda ise hedef tümörün gelişmesini ve yayılmasını engellemeye yöneliktir. Tedavi sürecinde kullanılan ilaçlar arasında destekleyici bakım ilaçları ve bazı hormonlar da vardır.

Ne Zaman Uygulanır?

Bazı tümör tiplerinde kemoterapi uygulaması tek tedavi seçeneğidir. Bazılarında ise radyoterapiyle birlikte eş güdüm içinde ya da birbirini takip eden şekilde uygulanır. Bazı tümör oluşumlarında cerrahi operasyon öncesinde ya da sonrasında uygulanır. Kemoterapinin ne kadar süreceği ve ne sıklıkta uygulanacağı tamamen hastanın durumuna göre belirlenir ve ona göre uygulanır. Bu süreç içinde kemoterapi kesilebilir ve eğer gerekiyorsa yeniden başlatılabilir.

Nerede Uygulanır?

Kemoterapi hastanede, ev ortamında ya da özel tedavi merkezlerinde uygulanır. Tedavinin nerede uygulanacağı doktor tarafından belirlenir ve bu konuda hastanın genel sağlık durumu ana belirleyici unsurdur.

Günlük Yaşantıyı Ne Kadar Etkiler?

Bu süreç içerisinde tedaviye bağlı olarak hoş olmayan bazı durumlar gelişebilmektedir. Ancak birçok hastanın günlük yaşantısında ciddi aksamalar olmaz. Hastada meydana gelen olumsuz yan etkiler ilacın çeşidine ve programın yoğunluğuna göre değişkenlik gösterir. Birçok hasta kemoterapiden sonra günlük iş yaşamına devam ederken bazı durumlarda hastalar kemoterapiden sonra yoğun yorgunluk ve halsizlik hissederler. Ayrıca birtakım yan tesirler de oluşabildiğinden hasta bu tedavi sürecini günlük yaşamında kısıtlamaya giderek veya tam olarak dinlenerek geçirir. Fakat bu süreç hastanın kendisini kesinlikle toplumdan izole etmesini, koparmasını ve yaşamında ciddi değişiklikler yapmasını asla gerektirmez.

Yan Etkileri Nelerdir?

Vücuda yoğun olarak ilaç alındığından yan etkilerin oluşması kaçınılmaz bir durumdur. Kullanılan ilaçlar kanserli hücreleri yok ederken bir taraftan da sağlıklı hücrelere etki eder ve yan tesir denen durum gerçekleşir. Hastada meydana gelen yan tesirlerin düzeyi alınan ilaçların tipine, yoğunluğuna ve hastanın yapısına göre değişkenlik gösterir. Kullanılan ilaçlardan en fazla şekilde etkilenen hücreler hızlı şekilde çoğalmaya programlanmış hücrelerdir. Hızlı çoğalan bu hücrelerin başında saç, kan ve sindirim sistemindeki hücreler gelir. Kemoterapi ilaçlarının istenmeyen olumsuz etkileri en fazla bu hücrelerde görülür. Fakat bu hücrelerde kendini sürekli yenileme ve çoğalma kodlanmış olduğundan olumsuz yan etkiler kısa süre sonra ortadan kalkar.

Hangi Yan Etkiler Olur?

Halsizlik en fazla oluşan yan etkidir. Kansızlık sonucunda bir halsizlik olmuşsa kan transfüzyonu yapılarak halsizlik sonlandırılmaya çalışılır ve halsizlik belli düzeye çekilir.

Bulantı ve kusma ise çok sık görülen bir etkidir. İlaç alımının hemen ardından ortaya çıkar. Bazen 2 – 3 gün sonra oluşur. Bulantı ve kusma şikâyetleri yeni geliştirilmiş ilaçlar sayesinde oldukça minimal düzeye çekilmiştir.

Saç dökülmesi önceki yıllarda kullanılan ilaçlarda çok fazla oluşan olumsuzluklardandı. Ancak günümüzdeki uygulamaların çoğunda saç ve kıl dökülmesi neredeyse hiç oluşmaz. Tabi bu gene de hastadan hastaya değişir ve ilaçların dozuyla da alakalı bir durumdur. Oluşan bu dökülme geçici bir durumdur ve kemoterapi tedavisi bittiğinde saç yeniden çıkar. Saç dökülmesi tedavinin başlamasından 2 – 3 hafta sonra görülmeye başlanır. Bu geçici bir durumdur ve tedavi bittikten çok kısa süre sonra dökülen saçlar tekrar çıkar.

Kemoterapi Alan Hastaların Nelere Dikkat Etmesi Gerekir?

Sürekli olarak derece kullanmaları gerekir. Çünkü ateşleri yükseldiğinde beyaz küre sayıları düşebilir. Böyle bir durum oluştuğunda acil tedavi gerekecektir. Eğer ateş yükselecek olursa mutlaka en yakın sağlık kuruluşuna gitmeleri gerekir.

Enfeksiyon kapmış hastalardan kesin olarak uzak durmalıdırlar. Başkaları ile sarılma, tokalaşma ve öpüşme gibi davranışları terk etmeleri gerekir.

Havasız ortamlarda asla bulunmamaları gerekir ve sigara dumanı ve buna benzer kötü havası olan mekân veya ortamlardan kaçınmak durumundadırlar. Hasta bulunduğu ortamı sık olarak havalandırmak ve oksijeni bol ortam yaratmak zorundadır. Sigara kullanıyorsa bu kesinlikle olmaması gereken bir durumdur ve hemen bırakmak zorundadır. Kemoterapi alan bir hastanın sigara içmeye hala devam ediyor olması akıl almaz ve düşünülemez bir durumdur.

Sebzeleri ve meyveleri çok iyi yıkamalıdır ve mutlaka sirkeli suda 5 dakika kadar bekletmelidir. Sütü kesinlikle kaynattıktan sonra içmelidir.

Özellikle yaz ayları boyunca bol miktarda sıvı almak durumundadır. Bu sıvı daha fazla su ve doğal maden suyu olmalıdır.

İştahsızlık oluşması çok doğal bir durumdur ve yemek yemede zorlanılsa da mutlaka sık sık ve azar azar yemeye gayret edilmelidir.

Hijyen şartlarından emin olunmayan dış mekânlarda yemek yememeye azami şekilde özen göstermelidir ve mümkünse dışarıda hiç yemek yememelidir.

Ağız ve beden temizliğine de azami oranda önem vermelidir.

Tedavi süreci boyunca ve özellikle tedavi bittikten sonra periyodik kontrolleri aksatmamalı ve mutlaka yaptırmalıdır.

Kemoterapi süreci içerisinde diş çekilmesi veya başka bir problemden dolayı uygulanması gereken bir tedavi uygulaması var ise kemoterapi aldığını mutlaka doktora söylemelidir. Ayrıca bu durumu kemoterapi uygulayan doktora da belirtmelidir ve doktordan aldığı bilgi doğrultusunda hareket etmelidir.

Kemoterapi süreci ne kadar ağır olursa olsun asla kişiyi tam olarak yatağa bağlayan ve hastanın sosyal yaşamını tam olarak sıfırlayan bir durum oluşturmaz. Kişi bu süreç içerisinde kendi ihtiyaçlarını görebilir ve işine gidip gelebilir.

Bir önceki yazımız olan Dikkat Eksikliği Ve Hiper Aktivite Bozukluğu Rahatsızlığı Nedir? Belirtileri Nelerdir? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Sorularınızı Yorum Bölümünden Sorabilirsiniz ...
Bu yazı 538 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

DMCA.com Protection Status