Lösemi Hastalığı

Lösemi Hastalığı
Paylaş
 
Lösemi Hastalığı Kan hücrelerinin ve özellikle akyuvarların normal değerin çok üzerinde çoğalması neticesinde oluşan bir kanser kanser türüdür. Toplumda “Kan Kanseri” denilen hastalıktır fakat bu yanlış bir isimlendirmedir. Kan organlar gibi bir doku olmadığı için kanın kendisinin kanser olması söz konusu olmaz. Son senelerde adını çok sık duyduğumuz bu kanser türünü daha yakından tanımak ve öğrenmek isteyenler makalemizin devamını ilgi ile okuyacaklardır.

Lösemi Nasıl Bir kanserdir?

Lösemi tek bir tip olarak gelişmez. Akut ya da kronik olarak (mikroskopta görünüş biçimlerine göre alt guruplara ayrılırlar) ve tümörün yayılım ve gelişim seyrine göre sınıflara ayrılırlar.
Akut lösemiler çocuklarda çok daha fazla görülürken, kronik lösemiler ise yetişkinlerde daha fazla görülür. Çocuk çağında oluşan lösemi tipleri diğer kanserlere nazaran daha sık görülür. Bunun sebebi tıp dünyası açısından henüz çözüme kavuşturulabilmiş değildir. Akut lösemiler ve kronik lösemiler de kendi içlerinde ikiye ayrılırlar. Bunlar AML (Akut Myeloid Lösemi) ve ALL (Akut Lenfoid Lösemi)’dir. KML (Kronik Myeloid Lösemi) ile KLL (Kronik Lenfoid Lösemi) ise kronik lösemi sınıfını oluşturur.

Belirtileri Nedir?

İlerleyen bir seyir takip eden bu hastalığın belirtileri habis hücrelerin (anormal hücreler) kan yapma görevini üstlenen organlarda normal hücrelerin oluşumunu engellemesi sonucunda ortaya çıkar. Alyuvarların yapımında oluşan azalma sonucunda anemi (kansızlık) oluşur. Akyuvarların yapımındaki azalma sonucunda da enfeksiyona yatkınlık oluşur. Bu yatkınlık neticesinde mikrobik rahatsızlıklara sık sık yakalanma durumları oluşur. Bunun yanında trombositlerin yapım aşamasındaki azalma ile burunda, diş etinde, ciltte kanamalar oluşur.
Vücutta bir kesik oluştuğunda trombosit azlığından dolayı kanama vakasının zor durması durumu yaşanır. Hastalığın erken dönemindeki belirti ve şikayetler genel olarak gözden kaçar. Çünkü bu aşamada oluşan belirti ve şikayetler yaşanan diğer şikayetlerle neredeyse birebir aynıdır. Ancak kişinin sık olarak hastalanmasından oluşan şikayet ve burun, diş eti kanamaları şikayetleri neticesinde çoğu zaman doktora gidilir. Yapılan kan testlerinin ardından tanısı çok kolay koyulur.
Genel olarak kronik lösemi akut lösemiye göre daha yavaş seyir izler. Lösemiden korunmanın maalesef kesin bir yöntemi henüz bilinmemektedir. Tedavi aşamasındaki süreçte ise son 15 yıl içerisinde önemli gelişmeler olmuştur. Ancak hastalığın oluşum sebepleri henüz çözülemediğinden sebebe yönelik bir tedavi halen uygulanamamaktadır. Fakat sevindirici olan löseminin tedavi edilebilen hastalıklar sınıfına alınmış olmasıdır. Özellikle çocuk hastaların neredeyse % 50’si tedavi edilebilir durumdadır. Çocuklarda kanser vakaları çok daha az görülürken, çocuklarda oluşan toplam kanser vakalarının %35’inin lösemi olması şaşırtıcı ve halen nedeni çözülememiş bir durumdur.

Tedavisi Nasıldır?

Tedavi aşamasında ışın tedavisi ve kanser ilaçlarının kullanımı beraberce yapılır. Bu süreç çok yoğun bir tedavi sürecidir. Bu nedenle hastalar açısından çok sarsıcı bir süreçtir. Kemoterapi uygulaması sonrasında yapılacak kemik iliği nakliyle iyileşme yüksek oranda gerçekleşir. Fakat bu ilik nakli ancak gerekirse yapılır veya ölümcül ya da akut lösemi türünde uygulanır. Tüm organ nakillerinde olduğu gibi kemik iliği naklinde de veren ile hasta arasında kemik iliği hücrelerinin uyuşması gerekir. Aksi durumda vücut nakledilen iliği yabancı madde olarak algılayacak ve yok edecektir. Bu reddetme durumu yaşlı lösemi hastalarında çok daha sık görülür. Bu nedenle 50 yaşını aşmış hastalarda ilik nakli çok fazla düşünülmez. Günümüzde her üç hastadan birisine uyacak ilik bulunabilmektedir. Diğer tüm kanser türleriyle kıyaslandığında tedavi edilebilirlik oranı daha fazladır.
Lösemi son 30 yıl içinde tüm dünyada artış seyri izleyen bir kanser çeşididir. Fakat lösemiye yönelik olumlu gelişmeler de günden güne artmıştır ve artmaktadır. Tıp dünyasından gelen haberlere bakılırsa, yakın gelecekte kanser vakaları içerisinde iyileştirilebilir 3 kanser vakasından birisi olacağına kesin gözü ile bakılmaktadır.Lösemiye yönelik araştırmalar ve çalışmalar son 10 yıl içinde artış göstermiştir ve iyi haberler gelmeye devam etektedir.

Bir önceki yazımız olan Balık Yağı Zayıflamak İçin Nasıl Kullanılır? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Sorularınızı Yorum Bölümünden Sorabilirsiniz ...
Bu yazı 45 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak