Overlap Sendromu Nedir, Belirtileri ve Tedavisi

Paylaş
 

Overlap sendromu, çakışma sendromu olarak da geçen bir rahatsızlıktır. Bu ifade en az iki tane bağ dokusunun hastalığı için sınıflama kriterlerini karşılamakta olan klinik durum için kullanılmakta olan bir ifadedir. Overlap sendromunun bir hastada aynı anda veya farklı zamanlarda ortaya çıktığı görülebilmektedir. Yapılan araştırmalar sonucunda neredeyse bütün romatoloji hastalıklarının beraberinde overlap sendromunun görüldüğü bildirilmiştir. Çakışma sendromları arasında birbirinden farklı türler bulunmaktadır. Fakat bazı türlerin diğerlerine göre daha sık yaşandığı görülüyor.

Bağ dokularına bakıldığı zaman spesifik bir bağ dokusunun esas bulguları arasında yer alan bulgulardan bazılarının başka bir bağ dokusunda da karşınıza çıktığını görebilirsiniz. Bunun ana sebebi ise; birçok laboratuar ve klinik bulgusunun fazla spesifik olmamasından kaynaklanmaktadır.

Overlap sendromu rahatsızlığı toplumda çok sık görülmekte olan astım, KOAH, interstisyel fibrozis şeklinde solunum sistemi rahatsızlıklarıyla beraber obstrüktif uyku apnesi (OSAS) rahatsızlığıyla beraber görülmesidir. Rahatsızlıklar ayrı ayrı görüldüğü zamanlarda da farklı özellikler ortaya çıkarmaktadır. Overlap sendromu ilk olarak 1985 yılında FLENLEY tarafından OSAS ile beraber astım, KOAH, interstisye pumoner fibrozis ve kistik fibrozis şeklindeki solunum sisteminin rahatsızlıklarının beraber seyretmesiyle karşımıza çıkmaktadır.

KOAH dünya genelinde ölümlere sebep olmasından dolayı dördüncü sırada yer almaktadır. Rahatsızlık son 30 yıl boyunca ise %163 artış göstermiştir. Uyku apnesi sendromunun ise en az astım, diyabet ve bronşiale gibi rahatsızlıklar kadar sık görülebilmektedir.

Uykuda Solunum Sorunları

Solunum sistemi sırasında rezitansın artış gösterdiği, solunum hızında ve ritminde bozulmaların olduğu, mekanik ve kimyasal reseptörlerin duyarlılığından dolayı ve ventilasyonun azaldığını ve kan gazlarında olumsuz değişikliklerin yaşandığı bir dönemdir. Overlap sendromu olan kişilerin özellikle uykuda solunum sorunları yaşandığı görülmektedir. Uyku sırasında kişinin azalan metabolizması hızına da bağlı olarak ventilasyonda azalma olduğunu görebilirsiniz. Ventilasyondaki değişikliklere bağlı olarak karşınıza şu değişiklikler çıkabilmektedir:

-NREM uykusundayken dakika ventilasyonunun %5 ile 10 oranında azalma olduğu görülebilmektedir.

-Uyku sırasında belirgin bir şekilde hipoventilasyon oluşmaktadır.

-Fazik REM uykusundayken dakika ventilasyonunun %40 oranında azaldığını görebilirsiniz.

Solunum Hızı ve Ritmi Nasıldır?

NREM evrede 1 – 2 de solunum genellikle düzensiz görülmektedir. Solunum şeklinin Cheyne – Stokes solunumuna benzemektedir. NREM 3. Evreye bakacak olursak solunumun otonom adı verilen sinir sisteminin kontrolünde yer almasıyla beraber düzenlidir. REM de ise özellikle fazik evresindeyken tekrar düzensizleşme görülmektedir. Total Ventilasyonun azaldığını görebilirsiniz. Solunum hızlı ve genellikle yüzeyseldir.

KOAH’ta Uykuyu Bozan Faktörler Nedir?

KOAH sırasında uykuyu bozan birçok faktörün olduğunu görebilirsiniz. KOAH sırasında uykuyu bozan faktörler depresyon, ilaçlar, sedanter hayat tarzı, yaşlılığa bağlı etkiler, kötü uyku hijyeni, öksürük ve hipoksemi şeklindedir.

KOAH sırasında uykudayken birçok durumla karşı karşıya kalınma ihtimali bulunmaktadır. KOAH’ta noktürnal oksijen desatürasyonu sonuçları ise şu şekildedir:

-Sekonder polisitemi

-Pulmoner Hipertansiyon

-Uykuda ölüm gözlenebilmektedir.

-Kardiyak disritmiler

Astım Sırasında Uyku

Astım hastalarının zaten uyku noktasında çeşitli sorunlar yaşadığını görebiliyoruz. Astımda uyku sırasında daha rahat edilebilmesi için hastanın uymuş olduğu ortamlardaki alerjenlerin varlığı çok büyük önem arz eder. Bu yüzden odada, yatakta, yorganda ve yastıkta alerjenin olmaması gerekmektedir. Gündüz verilmekte olan bronkodilatör ilaçların ise gece verilmemesi gerekmektedir. Supin pozisyonunda yatış olması uykuyu daha rahat hale getirebilmektedir.

Gece boyunca sıcaklıkların düşüş göstermesi sıcaklıktan dolayı soğuk havaların bronşlar üzerinde etkisi de uyku sırasında astımı etkilemektedir. Bozulmuş olan mukosiliyer ise klirens uykuda astımın negatif yönde etkilenmesine sebep olabilmektedir.

Overlap Sendromunun Tedavisi

Overlap sendromu tedavi edileceği noktada asıl amaç uyku kalitesinin düzeltilmesi ve oksijenizasynun sağlanması şeklindedir. Tedavi bu amaçları başarılı bir şekilde gerçekleştirmek için yapılmaktadır. Overlap sendromunun tedavisi sırasında uygulanan yöntemler şu şekildedir:

-KOAH’da oksijen tedavisi: Az sayıda olan KOAH olgusunda ise uyku kalitesini düzeltilebilmektedir. Aynı zamanda PH gelişimini de önlemektedir. Nokturnal O2 PAP max’ı düşürdüğünü görebilirsiniz.

-OVS’de Oksijen Tedavisi: tek başına kullanıldığı takdirde apnelerin sürelerinin uzamasına sebep olabilmektedir. Aynı zamanda karbondioksit seviyesi de tehlikeli boyutlara ulaşabilmektedir.

-Bipap tedavisi: Overlap sendromu için CPAP uygulanması ideal bir yöntem değildir. ÜSY’deki kollapsı çözebilmek için ise yüksek basınç değerleri gerektiği için genellikle hastalar tolere edilememektedir.  Overlap sendromu tedavisinde en fazla bu yöntem kullanılmaktadır.

Overlap Sendromu sırasında birbirinden farklı olan yöntemler kullanıldığı gibi aynı zamanda ilaç tedavisi de kullanılmaktadır. İlaç tedavisinde kullanılmakta olan yöntemler progestojenler, almitrin, protritilin, asetazolamid, amonyum klorid ve teofilin yöntemleri kullanılabilmektedir. Bunun dışında ise en fazla tercih edilmekte olan yöntemler arasında Bipap ve oksijen yöntemleri yer almaktadır.

Bir önceki yazımız olan Miyokardit Nedir Belirtileri ve Tedavisi başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Sorularınızı Yorum Bölümünden Sorabilirsiniz ...
Bu yazı 49 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

DMCA.com Protection Status