Paget Hastalığı Nedir? Nedenleri, Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Paylaş
 

İskelet sistemi vücudumuzun bütün ağırlığını taşır ve hareket etmemizi sağlar.  Kemiklerin bir kısmı organik maddelerden büyük bir kısmı ise kalsiyum, magnezyum, fosfor gibi inorganik maddelerden oluşur. Kemiklere sağlamlık kazandıran inorganik maddeler, özellikle kalsiyumdur, kalsiyumun kemiklere ulaşmasını sağlayan da D vitaminidir. D vitamini az miktarda besinlerle alınsa da çoğunluğu derimizde güneşin ultraviole ışınları yardımıyla sentezlenir. Sağlam bir iskelet yapısına sahip olmak isteyenler hem beslenmesine dikkat etmeli hem de yeterince güneş görmelidir. Kemiklerde görülen ve paget hastalığı denilen kronik bir sorunda kalsiyum aşırı derecede birikerek kemikleri kalınlaştırır. Hastalık biçim bozukluğuna yol açan kemik iltihabı  (osteitis deformans)olarak bilinir. İngiliz bir cerrah ve patolog olan Sir James Paget’in 1870’te hastalığı tanımlamasından sonra Paget hastalığı olarak isimlendirilmiştir.

Paget Hastalığının Nedenleri

Genç yaşlarda kemik dokusundaki yapım faaliyetleri yıkımdan fazladır. Bu fazlalık kemiklerin büyüyüp kalınlaşmasını sağlar, bu arada kemik yoğunluğunda da artış görülür. İlerleyen yaşlarda kemik yoğunluğunda ve yapım faaliyetlerinde azalma olmaktadır. Nedeni tam bilinmeyen paget hastalığında kemik doku hasar gördüğünde yeniden kemik yapımı başlatılır ancak yeni oluşan kemik dokunun yapısı düzensiz, biçimsiz ve kırılgandır. Bazı klinik çalışmalar hastalığın virüs kaynaklı olduğunu göstermiştir. Ancak bu hastalık çevresel ve genetik faktörlere de bağlı olabilir. Vücutta birden fazla kemikte, özellikle de küçük olan kemiklerde tutulum görülür. Hastalıkta aşırı kemik yapımına ve yıkımına ait bulgulara rastlanır. İlerlemiş vakalarda kemikler çarpma veya düşme olmasa da kendiliğinden kolayca kırılabilir.

Paget Hastalığının Belirtileri

Paget hastalığı kronik ve iyi huyludur.  Belirtiler daha çok 40 yaş sonrasında ortaya çıkmaktadır. Erkeklerde kadınlara göre daha sık görülen paget hastalığında genellikle kemiklerde yanma, ağrı, eklemlerde sertlik, çabuk yorulma, halsizlik ve baş dönmesi gibi belirtiler görülür. Ancak bazı hastaların hiçbir şikâyeti olmayabilir. En çok leğen kemiği, omurga, uyluk, kuyruk sokumu, kafatası, kaval, köprücük ve kol kemiklerinde görülür. Hastalığa tutulan kemikte bölgesel sıcaklık artışıyla birlikte zonklayıcı tarzda, dinlenmekle geçmeyen, devamlı bir ağrı oluşur. Tutulan kemik kafatasındaysa hastaların büyük kısmında işitme kayıpları yaşanır. Hastalığa tutulan kemikler kaval kemiği gibi uzun kemikler ise şekil bozukluğu ve eğilmeler göze çarpar. Tutulan yer omurga ise sinirler üzerinde baskı oluşacaktır. Genellikle iyi huylu olmasına rağmen paget hastalarında %0,2 oranında kemik kanseri gelişebilir. Şiddetlenen ağrılar, lezyonların yeni kemiklerde de ortaya çıkması, yumuşak dokularda kitle oluşması kemik kanserinin belirtileridir.

Paget Hastalığının Tanısı ve Tedavisi

Hastalara röntgen ile doğrudan tanı konulabilir. Kandaki alkali fosfataz seviyesinin yüksekliği de hastalık hakkında bilgi vericidir. Kafatasındaki tutulumlarda kemik sintigrafisi çekilmelidir. Daha şüpheli durumlarda hastalıklı bölgeden alınan örnekler biyopsiye gönderilir.

Fazla şikâyeti olmayan hastalara özel bir tedavi uygulanmaz. Daha ciddi durumlarda hastalara ilaç, D vitamini ve mineral (özellikle kalsiyum) takviyesi verilebilir. Ağrıları azaltmak için genellikle aspirin gibi ağrı kesiciler, ileri durumdaki hastalara ise kalsitonin hormonu verilecektir. Hastalığın seyri ve tedaviye verilen yanıt kandaki alkali fosfataz düzeyiyle saptanır.  Bu enzimin değeri normale ulaştığında tedavi tamamlanmış demektir. İlaçlardan yarar görülemeyen durumlarda veya lezyon sebebiyle oluşan kırıkların varlığında, eklemlerin kireçlenmesinde, sinirlere baskı olduğunda cerrahi tedavi devreye girer. Bu tarz ameliyatlarda fazla kanama olabildiğinden çok mecbur kalınmadıkça cerrahi yöntem tercih edilmemekte ya da ameliyattan önce hastalara kanama azaltıcı bazı ilaçlar verilmektedir.

Kendisinde kemiklerle ilgili hastalık belirtileri görenler tıbbi destek ve tedavi almak için hastanelerin Dâhiliye ( iç hastalıkları),Ortopedi ve Travmatoloji,  Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon, Romatoloji bölümlerinden birine gitmelidir.

 

Bir önceki yazımız olan Parapleji Nedir? Ne Anlama Gelir? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Sorularınızı Yorum Bölümünden Sorabilirsiniz ...
Bu yazı 362 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

DMCA.com Protection Status