Paratiroid Nedir? Paratiroid Adenomu Nedenleri, Belirtileri ve Tedavi Yöntemleri

Paylaş
 

Vücudumuzun değişik bölgelerindeki endokrin bezler hormon salgılar. Paratiroid bezler endokrin bezlerden biridir. Endokrin bezlerin salgıladığı hormonlar sinir sistemiyle birlikte düzenleyici rol oynar. Her hormonun ayrı bir görevi bulunmaktadır.  Boyunda bulunan tiroid bezinin arka kısmındaki dört tane, oval,  mercimek boyutunda salgı bezi bulunur. Bunlar paratiroid bezleridir. Paratiroid bezleri kemikler için çok önemli olan kalsiyum seviyesini ayarlar. Bunu salgıladıkları parathormon (paratiroid hormonu ) ile sağlar. Kandaki kalsiyum değerlerindeki değişiklikler sinir ve kasların çalışmasında aksamalara yol açar. Bu nedenle düzenlenebilmesi önemlidir ve parathormon bu işlevi tiroid bezinden salgılanan tiroksin hormonuyla birlikte yapar.

Paratiroid Adenomu Nedir?

Sadece birinin ağırlığı 30 veya 40 gram olan paratiroid bezlerinin salgısı olan paratiroid  hormonu temel olarak  kemiklerden kana kalsiyum geçmesini sağlar. Kalsiyumun bağırsaklardan ve böbreklerden geri emilmesinden de sorumludur. Kalsiyum iyonları kasların, kemiklerin, kalbin, sinirlerin ve böbreklerin çalışmasında etkilidir. Bağırsaklardan kalsiyumun emilmesinde D vitamini de etkilidir. Paratiroid bezleri normalden az ya da çok hormon salgıladığında vücuttaki dengeler bozulur. Paratiroid hormonunun fazla salgılanmasına hiperparatiroid  ya da paratiroid adenomu denir ve bu durumda kandaki kalsiyum seviyesinde yükselme görülür.

Paratiroid Adenomunun Nedenleri

Sağlıklı bireylerde kanın kalsiyum seviyesi düşükse paratiroid bezinden salgılanan hormon artacaktır. Kandaki kalsiyum seviyesi yüksek olduğunda ise paratiroid hormonu daha az salgılanacaktır. Paratiroid adenomunda bezlerin biri ya da daha çoğu büyümüş olup fazla salgı yapmaktadır. Artan paratiroid hormonu kemiklerdeki kalsiyumun kana geçmesine sebep olur. Bu durum uzun sürerse kemik erimesine, kemiklerin ağrımasına sebep olabilir. İleri seviyelerde ise kemiklerde tümörler oluşmakta, kemik içinde boşluklar oluşmakta,  kemik kırıkları görülebilmektedir. Kanda kalsiyum artışı oluşturan paratiroid adenomu böbreklerde taş oluşumuna ve böbreklerin hasar görmesine,  gastrit, ülser gibi sindirim sistemi sorunlarına, bulantıya, kabızlığa, tansiyon yükselmesine, psikolojik bozuklukların ortaya çıkmasına yol açabilir.

Paratiroid Adenomu Belirtileri

Paratiroid adenomunun kadınlarda görülme sıklığı daha fazladır. En sık rastlanan belirtilerden biri osteoporoz ve kemik ağrısıdır. Hastalığın derecesine göre kemiklerin kolayca kırılmasına, tekrarlayıcı böbrek taşlarına, kas güçsüzlüğüne,  sık idrar yapmaya, mide bulanmasına, iştahsızlık, gastrit ve ülsere, bazı hastalarda kabızlığa sebep olabilir.  Hastalarda çabuk yorulma, halsizlik, hafıza problemleri, depresyon da görülebilir. Kandaki kalsiyum yüksekliğinden kaynaklanan belirtiler herkeste aynı olmayabilir. Hiperparatiroid bazı hastalarda yıllarca belirti vermeyebilir. Hastaların bile fark edemediği paratiroid adenomları bir başka hastalıktan şüphe edildiğinde ve ayrıntılı araştırma yapıldığında anlaşılır.

Paratiroid Adenomu Tedavisi

Belirti ve şikâyetlerle doktora başvuran kişilerin kanındaki albümin ve kalsiyum değerlerine bakılır. Kandaki kalsiyum düzeyinin bir kez yüksek çıkması çok anlamlı olmayabilir. Bu sebeple paratiroid adenomunun teşhis edilebilmesi için kan kalsiyum düzeyinin en azından iki defa yüksek çıkması gerekir. Kalsiyumun 8,5 ile 10,5 mg/dl arasında olması normaldir. Test sonuçlarında parathormonu ve kalsiyum seviyesi yüksek, serum fosfat düşük ise primer hiperparatiroid ya da diğer adıyla paratiroid adenomu teşhisi konulur. Kandaki D vitamininin de miktarı önemlidir. D vitamininin düşük olması durumunda yükseltmek amacıyla parathormon salgılanmış olabilir. Paratiroidle ilgili sorunların tespiti ve tedavisi doktorun iyi bir tecrübesi olmasını gerektirmektedir. Muayene edilen hastalara tedavi amacıyla bazı ilaçlar verilebilir.

Paratiroid adenomunun tedavisinde genellikle ameliyat tercih edilmektedir. Hastanın ameliyat edilmesi gerekiyorsa ultrasonografi, sintigrafi, bilgisayarlı tomografi (BT)  gibi görüntüleme yöntemlerinden yararlanılır. Tecrübeli bir cerrahın yaptığı ameliyatlardaki başarı ve hastanın iyileşme oranı % 95’in üzerindedir. Ameliyattan sonra kandaki kalsiyum düşük olacağı ve kaslarda kasılmalar yaşanacağı için hastalar düzenli bir şekilde kontrolden geçirilmelidir.

 

Bir önceki yazımız olan Pediatri Hangi Hastalıklara Bakar? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Sorularınızı Yorum Bölümünden Sorabilirsiniz ...
Bu yazı 216 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

DMCA.com Protection Status