Prostat Hastalıkları Nelerdir Ve Tedavileri Nasıl Yapılır

Prostat
Paylaş
 

Prostat sadece erkeklerde bulunan bir salgı bezidir. Kadınlardaki rahmin karşılığıdır denilebilir. Erkeklerde dış idrar yolunun ilk bölümünü çevreler ve mesanenin tabanında bulunur. Ortalama bir yetişkinlerde yüksekliği yaklaşık 25 mm, ön arka çapı 25mm, enine çapı ise 40mm’dir. Ağırlığı ise yaklaşık 25 gramdır. Tabanı, tepesi ve iki yan yüzü olan bir organdır. Bu organla ilgili detayları ve oluşan hastalığı, tedavisi gibi geniş ve açıklayıcı bilgileri uzmanlarına danışarak aşağıda açıkladık.

Prostatın Görevi Nedir?

Bir dış salgı bezidir ve organizmanın ikincil seks organıdır. En önemli görevi meninin içindeki spermi sulandırmaktır. Bu sayede döllenmeyi kolaylaştırmış olur. Prostatın dokusunda yüksek konsantrasyonda çinko mevcuttur. Çinko yetmezliklerinde prostat dumura uğrar.

Prostat ergenlik yaşına kadar faal değildir. Ergenlikle birlikte faaliyet göstermeye başlar ve 25 yaşına kadar artar. Daha sonraları faaliyetlerinde yavaşlama oluşur.

Prostat İltihapları

Prostat İltihapları had ve kronik olmak üzere ikiye ayrılır.

Had (Acil) Prostat İltihabı: Mikrop sonucu oluşan iltihaptır. İdrar kanalı vasıtası ile gelen mikroplar prostatta iltihaplanmaya sebep olur.

Belirtileri: İdrar yaparken bir huzursuzluk hissi oluşur. Yanma, sık idrara çıkma şikâyetleri oluşur. İdrarda bulanıklaşma söz konusudur. İdrara başlarken ya da bitirirken birkaç damla kan gelir. İdrar gergin ve şiş durumda olduğundan idrar yapmakta zorluk çekilir. Torbanın alt kısmında ağrı durumu vardır. Yüksek ateş olur ve titreme, kusma ve bulantı da meydana gelir. Bu durum haftalarca sürer. Akıntı çok az oluşur. Daha sonra şikâyetler azalır ve apseye dönüşür. Böylece durum müzmin bir durum alır.

Teşhis: Eğer akıntı varsa bu akıntının muayenesi yapılır. Ayrıca idrar ve kan tahlilleri de yapılır. Hekimin yapacağı parmak muayenesi sonucu prostatta şişlik ve sıcaklık parmak tarafından hissedilir.

Tedavi: Yatak istirahati, kaybedilen sıvı için serum verilmesi, kabızlık olmuşsa giderilmesi, ağrıları azaltan filtre kullanılması, antibiyotik kullanılması ve ön şikâyetlerin geçmesinin ardından prostat bölgesine masaj yapılması.

Akut (Kronik) Prostat İltihabı: Çoğu kez belirti göstermez. Genç olgun ve orta yaşlılarda görülür. Acil prostat iltihabından ya da hiç belirti vermeyen prostat iltihabından sonra kendini gösterir.

Belirtileri: İdrar yaparken huzursuzluk ve yanma hissi, sık sık idrara çıkma, bazen idrarda kanama görülür. En önemli belirtisi ise oluşan akıntıdır. Sabah ilk idrarından önce akıntı çok fazladır ve bu akıntı saydam beyaz bir sıvı şeklindedir. Uykuda düzensizlik, konsantrasyon bozuklukları görülür. Ayrıca belin alt bölgesinde ağrı meydana gelebilir. Seksüel istekte azalma ve sertleşme sorunları oluşur. Erken boşalma muhtemeldir.

Tedavi: Hastalık kronik hale geldiği için antibiyotik kullanımı çoğu vakada yarar göstermez. Ağrı giderici fitiller, sinirleri yatıştıran ilaç ve vitaminler kullanılır. İstirahat önemlidir. Sıcak su banyoları yapılması ve prostat bölgesine sık sık sıcak su torbası uygulanması çok rahatlatıcı olur. Doktor tarafından her hafta iki kez uygulanan prostat masajı ile prostatın içinde olan iltihap ve salgı dışarı atılır ve hastada belirgin rahatlama olur.

Prostat Büyümesi

Elli yaşını geçmiş erkeklerin üçte birinde görülür. Bir tümör değildir. (Öyle zannedilse bile) Hormonsal etki ile olduğu zannedilmektedir ama bu konuda kesin bir fikir tıp dünyasında oluşmamıştır.

Oluşum Sebepleri

Sebepler çoğu defa bilinmez ve sebep ortaya konulamaz. Ama yüksek ihtimalli tahminler söylenmektedir. Ayakta idrar yapma sonucu bir miktar idrarın idrar kesesinde kalması iltihaplanmaya yol açabilmektedir. Bu nedenle idrarın tam boşalması için oturarak bu işlemi görmek gerekir. Hormonsal bazı sebeplerinde yol açtığı düşünülmektedir. Erkeklik hormonunun (testosteron) etkisi olabilir. 50 yaşından sonra bu hormonlarda oluşan azalma sonucu prostat loplarında büyüme oluşur ve içerisinden geçen idrar dış kanalda sıkışmaya sebep olur.

Etkisi: Prostat büyüdüğü andan itibaren idrar dış kanalını dışarıdan tazyik ile sıkıştırır ve idrar yapılamaz hale gelinir. Mesane içindeki idrarın dışarı atılamamasından dolayı iç basınç artar. İdrar kesesi kası aşırı şekilde büyür ve daha ileriki aşamalarda gevşer ve her zaman içerisinde bir miktar idrar kalır. İdrar atılamadığı için de önceleri böbreklerde şişme ve büyüme oluşur. İdrar ile dolan böbrek havuzcuğunun oluşturduğu basınç böbreğin dokusunun erimesine yol açar. İleri aşamalarda böbrek ince bir kâğıt haline geldiği için bir balon gibi şişer. Böbrek fonksiyonunu kaybettiği için dışarı atılması gereken zararlı madde atılamaz ve kanda üre yükselmesi oluşur. Sonucunda da böbrek yetmezliği meydana gelmiş olur.

İdrar Belirtileri: İdrar yollarının tıkanma derecesine göre belirtiler görülür. İdrar akımı yavaşlar ve idrar çapı azalır. İdrar ileriye doğru yapılamaz ve kesik kesik idrar yapma söz konusudur. Damlalar halinde gelen bir idrar durumu vardır. Tuvalet çıkışı asla tam bir rahatlama olmaz. İçerde halen idrar kalmış hissi hep vardır. İdrar gelmesi için belli bir süre beklenir. İdrar yavaş geldiği ve aktığı için bu işlemin süresi çok uzar. Sık sık idrara çıkılır ve idrarda kanama vardır. Geceleri de idrara kalkılır ve bu 3-4 defa olabilir.

Genel Belirtileri: İdrar tam yapılamadığı için böbrek kaynaklı bele vuran ağrılar oluşur. Kanda üre miktarı artacağı için buna bağlı sorunlar gelişir. Bulantı, kusma, kilo kaybı ve sürekli uyku hali meydana gelir.

Tanısı: İlaçlı röntgen sonucu idrar kesesinin durumunu, prostatın ne kadar büyüdüğünü ve mesanedeki artık idrarı gösterir. Filmden sonra hastaya idrar yaptırılır ve tekrar ilaçlı film çekilir. Ve içeride ne kadar idrar kaldığı (artık idrar) tespit edilir.

İdrar yoluna sokulan ışıklı bir alet ile gerek idrar kanalı ve gerekse mesaneye bakılır.

Ultrasonografi yöntemiyle prostatın büyüklüğü ve artık idrar olup olmadığı ve miktarı tespit edilir. Bu yöntemle prostat büyümesi ile prostat kanseri arasındaki fark ortaya konmuş ve tespit edilmiş olunur. Çünkü her iki vaka birbirinden farklı hastalıklardır.

Tedavi: Yan etkileri ortaya çıkmadıkça cerrahi operasyon yapılmaz. Fakat belirtiler ve şikayetlerin derecesine göre ameliyat gerekebilir.

Uzun yıllardır uygulana hormon tedavilerine yönelme durumu söz konusudur. Son yıllarda mesanenin boşalmasına yönelik geliştirilen ilaçlar kullanılır. Prostatın küçülmesine yardımcı olur ve hastayı rahatlatır.

Cerrahi operasyon en etkili tedavi yöntemidir. Tam tıkanıklık oluşmuş ise ameliyat kaçınılmazdır. Mesanede taş oluşumu varsa hem taş ve hem de taş ameliyatı gerekir. İlaçlarla önlenemeyen iltihap ve kanamalarda gene ameliyat yöntemi devreye girer.

Açık ve kapalı olmak üzere iki tip ameliyatı vardır.

Açık ameliyat, 60 gramdan daha büyük prostatlar için söz konusudur. Hastanede yatma süresi daha fazladır.

Kapalı ameliyat, 45 gram ve daha küçük prostatlarda uygulanır ve idrar deliğinden içeri sokulan özel bir alet ile yapılır. Kanama daha çoktur ama hastanede yatma süresi daha azdır.

Lazer ameliyatı sayesinde de prostatın yakılması sonucu bir tedavi uygulanır ve daha küçük prostatlar için uygulanır.

Prostat Kanserleri

Erkeklerde akciğer ve bağırsak kanserlerinden sonra en çok görülen üçüncü kanser türüdür.

Sebebi: Sebep çoğu defa belli değildir. Bir yaşlılık hastalığıdır ve 50 yaşın altında çok çok nadir görülür. 70 yaşından sonra görülme sıklığı çok daha fazladır.

Erkeklik hormonunun etkisi olduğu düşünülmektedir.

Hava kirliliği, fazla yağlı gıda tüketimi sebepler arasında gösterilmektedir.

Müzmin prostat iltihaplarından sonra kanser vakası çok daha fazla görülür.

Yayılması: Çevre dokulara doğrudan yayılabilir. Kan yolu ile yayılma yolu da bir diğeridir. Bu sayede kısa zamanda akciğer ve kemiklere yayılır.

Belirtileri: Erken evrede belirti vermez ve dolayısı ile şikâyet söz konusu olmaz. İdrar yolu tıkandıktan sonra şikâyetler devreye girer. Ağrı kesiciler ile geçmeyen ağrılar oluşur.

Tanısı: Birçok maddenin kanda aranması sonucu ortaya konur. Daha sonra elde edilen verilere göre tedavinin seyri tespit edilir.

Düz ve ilaçlı filmlerle tanı ortaya konur. Kanserin yayılımını tespit etmek için kemik ve akciğer filmleri de çekilir.

Ultrason ve tomografi ile yayılma derecesi tespit edilir.

Patoloji ile gerekli tetkik yapılır. Sonucun negatif çıkması kanser olmadığı sonucunu vermeyebilir.

Tedavi: Tümörün durumu tedavinin seyrini belli eder. Kanserin prostatın içinde olması ile etrafa yayılmış olması farklı tedavileri beraberinde getirir. Eğer akciğer ve kemik gibi uzak yerlere yayılım oluşmuşsa çok daha farklı tedavi söz konusudur.

Kapalı ve açık ameliyat yapılır.

Işın tedavisi uygulanır.

Hormon tedavisi uygulanabilir.

Testisler alınabilir.

İlaç (kemoterapi) tedavisi uygulanır. Başarı % 48 seviyelerindedir.

Prostat kanseri çok ileri aşamalara varmadığı sürece iyileşme oranı yüksek kanserler arasındadır.

Bir önceki yazımız olan Glokom Nasıl Bir Hastalıktır başlıklı makalemizde glokom, glokom ameliyatı olanlar ve glokom çeşitleri hakkında bilgiler verilmektedir.

Sorularınızı Yorum Bölümünden Sorabilirsiniz ...
Bu yazı 109 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak