Raşitizm

Raşitizm
Paylaş
 

Raşitizm, özellikle kalsiyum ve fosfor gibi kemik gelişiminde çok fazla önemli rolü olan minerallerin kemiklerde yeteri oranda bulunmamasına bağlı, büyümekte olan kişilerde oluşan bir kemik hastalığıdır.

En önce kemik dokuyu ilgilendiren bir hastalıktır ama bunun yanında bazı sistemleri de olumsuz etkileyen bir hastalıktır. D vitamini yetersizliği, Türkiye’de en fazla görülen vitamin eksikliğidir. Bu vitamin yeteri miktarda alınmadığında kalsiyumdan yeteri kadar yararlanamayan bedende kemikleşme bozukluğu oluşur.

Raşitizm, en fazla gelişmekte olan ülkelerde görülen bir hastalıktır. Türkiye’ de görülme sıklığı % 5 – 6 arasındadır. Ancak bazı bölgelerde bu oranın daha fazla olduğu tespit edilmiştir. Son senelerde Sağlık Bakanlığı’nın yürüttüğü raşitizm önleme programı neticesinde bu oran % 1’in altına düşmüştür. Her yaşta görülebilen ama daha çok çocuklarda görülen hastalıklardandır. 3 aylık ve 2 yaşındaki çocuklarda çok daha fazla ortaya çıktığı görülmüştür.

Sütle beslenen özellikle esmer ten yapılı süt çocuklarının hızlı büyüme dönemlerinde D vitamini eksikliği oluşur. Prematüre bebeklerde ise eksik depo ile doğduklarından ve hızlı büyüdüklerinden D vitamini eksikliği görülür.

Raşitizmin Nedenleri Nelerdir?

Nedenleri çok fazladır. En sık olarak rastlanan ve dolayısıyla raşitizm denildiğinde ilk akla gelen konu, D vitamini eksikliğinden kaynaklanan süt çocuklarında görülen raşitizmdir.

D vitamini, kemik dokusu için hayati değerde olan kalsiyum ve fosforun vücut sıvılarında ve dokularında yeterli oranda bulunmasını sağlar. Bu vitamin diğer vitaminlerin çoğundan farklıdır. Besinlerle alınmasının yanında güneş ışınlarının etkisi ile deride üretilir. Deride üretilen bu vitamin vücudun ihtiyacını karşılayan temel kaynaktır. Besinlerle alınan veya deride yapılan D vitamini karaciğer ve böbreklerde bir takım işlemden geçer ve etki gücü en yüksek D vitamini haline gelir.

Aktif D vitamini oluşum aşamalarından herhangi birinde meydana gelen soruna bağlı olarak D vitamini eksikliği oluşabilir. D vitamini ve kalsiyum yönünden zengin besinleri tüketmemek en başta gelen etkenlerdendir. Hatta ilk sırasında olandır denebilir. Yeteri kadar içmemek, çok fazla unlu gıdalarla beslenmek, yeteri düzeyde kadar güneşe çıkmamak ve güneş görmeyen karanlık ve nemli evde yaşamak etkenler arasındadır. Ayrıca hamilelik süresi boyunca yeterli beslenmeyen ve güneşten yeterince yararlanmayan anneden doğmak, bağırsaklarda oluşan emilim bozukluğu, D vitamininin aktifleşmesini sağlayan karaciğer veya böbreklerde meydana gelen yetersizlik en önemli D vitamini eksikliği sebepleri arasındadır. Dolayısı ile de raşitizme yol açar.

D Vitamini Hangi Besinlerde Bulunur?

Süt, tereyağı, yumurta, peynir, balık ve karaciğer gibi hayvansal ürünlerde bol miktarda bulunuyor. Ayrıca D2 vitamini şeklinde de bitkilerde bulunur. Yalnızca hayvansal besinlerden alınan D3 vitamini vücutta depolanabilir.

Balık ürünleri ve balık yağı dışındaki besinlerin çoğunda vücudun günlük ihtiyacını karşılayacak düzeyde D vitamini yoktur.

Anne sütündeki D vitamini düzeyi de ihtiyacı karşılayacak düzeyde değildir. Anne sütündeki oran 12-60 IU civarındadır ve günlük ihtiyaç olan 400 IU’nin çok altındadır.

Anne sütünde bulunan D vitamini daha kolay emildiği için ve dolayısı ile de daha etkin olduğu yönünde fikirler vardır. Ancak anne sütünün tek başına D vitamini ihtiyacını karşılayamayacağı yönündeki fikirler çok daha ağırlık kazanmış durumdadır. Bu nedenle anne sütünün yanında ek D vitamini desteği verilmelidir. Hele de annede D vitamini eksikliği var ise bu konu daha da önem kazanır. Doğumdan kaynaklanan raşitizm, güneşten yeteri oranda yararlanamamış ve yetersiz beslenmiş annelerin bebeklerini doğurmalarından sonraki ilk 3 aylık dönemde kendini gösterir.

Belirtileri Nelerdir?

Belirtiler yaşa göre farklılık gösterir ancak bir yaşına kadar görülenler en sık olanlarıdır. Huzursuzluk ve havale geçirmek bu belirtiler arasındadır. Bu bebeklerde hipotoni çok belirgindir. Kaslar gevşek ve güçsüz yapıdadır. Bu sebeple karınları şişkindir ve yanlara yaygındır. Geç emeklemeye başlarlar ve geç yürürler. Ancak zekâ gelişimleri bundan etkilenmez. Nedeni bilinemeyen bir başka belirti ilk belirti dönemlerinde fazla terleme oluşmasıdır.

Bu hastalığın diğer belirtileri, kemiklerde yeteri kadar kalsiyum birikmemesine bağlıdır. Kemik belirtileri ilk olarak 4 – 10 aylık arasında göğüs kafesinde daha sonra 6 – 7 aydan sonra da kol ve bacaklarda görülür. Kafa kemik yapıları yumuşaktır. Arkadan tarafından parmak uçları bastırıldığında bazı bölgelerin içeri çöktüğü görülür. Alın yapıları geniş, baş gövdeye göre büyüktür. Bıngıldak yaşa oranla daha geniştir ve kapanması gecikir. Göğüs duvarında öne ya da içe doğru çıkık bir durum oluşur. Dişler geç çıkar ve arken çürür. Yürümeye başladıktan sonra görülen en önemli belirti bacaklarda olan “O” veya “V” şeklindeki eğriliktir. Kalça biçiminin bozulmasından dolay “ördek gibi” yürüme oluşur. Eğer tedaviye bir an önce başlanmaz ise büyüme yavaşlar ve çocuk yaşıtlarına göre küçük ve kısa kalır.

Solunum yolu enfeksiyonlarına bir yatkınlık söz konusudur. Kabızlık, ishal ve kansızlık çok sık görülür. Uyku düzensizlikleri ve huzursuzluk oluşur. Kansızlık çok sık görüldüğünden alyuvar sayısı 2 milyon ve hatta daha altına da düşebilir. Kansızlığın sebebi dalakta oluşan büyümedir.

Raşitizm Tedavisi Nasıldır?

Zor olmayan bir tedavisi vardır. Tedavide ana amaç eksikliği gidermek ve depoları dolduracak kadar D vitamini vermektir. Tedavi, çok nadir durumlar dışarıda tutulursa ( kas içine enjekte etmek) genel olarak ağız yolu ile verilir. Bazen kas içine enjekte edilir. D vitamini her gün, günlük ihtiyacın 5 – 12 misli dozda (2000-5000 IU/gün) 2 ya da 3 ay boyunca verilir. Bir başka tedavi yöntemi de yüksek doz D vitamini (150.000-300 000 IU tek seferde) vermektir. Her iki tedavi yönteminin kendine göre avantaj ve dezavantajları vardır. Hangi yöntemin seçileceği kararını doktor verecektir. Eğer kalsiyum düzeyi düşükse ağız yolu ile kalsiyum verilmesi de tedaviye eklenecektir.

Üç hafta içinde kandaki kalsiyum ve fosfor seviyeleri normale hale gelir. Alkalen fosfataz seviyesinin normal hale gelmesi bunu takip eder. Röntgende kemiklerin çok çabuk biçimde tekrar mineral tutmaya başladığı görülür. 3 – 6 haftalık bir sürede kemik sınırlarının netliği tekrar belirir. Genel durumda bir düzelme olur ve oluşan kas gevşekliği ortadan kalkar.

Tedaviye ne kadar erken başlanırsa çocuk daha hızlı iyileşme gösterir ve hastalık hiçbir iz bırakmadan yok olur. Geç başlanması halinde biçim bozukluklarının düzelmesi daha uzun sürelerde gerçekleşir.

Genel olarak oluşan biçim bozuklukları tedaviden sonra kendiliğinden hafiflerler ve yok olur. Ameliyat yöntemi sadece kalıcı olduğu tespit edilen anormalliklerde uygulanır.

 

Bir önceki yazımız olan Lupus başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Sorularınızı Yorum Bölümünden Sorabilirsiniz ...
Bu yazı 498 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

DMCA.com Protection Status