Şarbon

Şarbon
Paylaş
 

Özellikle dana (sığır) koyun, keçi ve deve gibi otçul hayvanlarda oluşan ve insanlara da bulaşabilen bir hastalıktır. Antraks diye de bilinen şarbon Türkiye’de çoban çıbanı veya karakabarcık gibi diye de adlandırılır.

Hastalığa yol açan Bacillus anthracis adında bir bakteridir. İnsan ve hayvanlarda bilinen en eski hastalıklardan biridir ancak geri kalmış ülkelerde halen görülen ve zaman zaman hayvanlarda salgına sebep olan bir hastalık olmaya devam etmektedir.

Nasıl Bulaşır?

Şarbon insanlara üç şekilde bulaşır ve bulaşma biçimine göre isimlendirilir.

Deri şarbonu bunlardan birisidir. Hastalığı kapmış hayvanlara ve bunların dokularına, kirlettikleri eşya ya da malzemelere temas edildiğinde bulaşır.

Bağırsak şarbonu ikincisidir. Şarbon mikrobu bulaşmış gıdalar ve özellikle de şarbonlu hayvanların etlerinin tüketilmesiyle bulaşır.

Akciğer şarbonu üçüncüsüdür. Şarbon sporuna bulaşmış tozlar veya hayvanın tüylerinde ve kıllarında bulunması muhtemel sporların solunum yolu ile alınmasıyla bulaşır.

En Fazla Kimlerde Görülür?

Hayvancılık işiyle uğraşanlarda doğal olarak en fazla görülür. Çobanlar, mezbaha işçileri, kasaplar dericilikle uğraşanlar ve veterinerler şarbon yönünden en risk altındaki gruplardır.

Dünyadaki ve Ülkemizdeki Durumu Nedir?

Bazı Latin Amerika ülkeleri, Afrika ve Asya ülkelerinde çok yaygın şekilde görülmektedir. Her yıl azalma seyri izleyen bir hastalık olmasına rağmen tam olarak yok edilememiştir.

Maalesef ülkemizde de yaygın biçimde görülmektedir.  Gittikçe azalıyor olmasına rağmen özellikle İç Anadolu ve Doğu Anadolu Bölgelerinde daha fazla görülmektedir.

Yılın her mevsiminde görülebilir. Fakat sıcak ve kurak aylarda hayvan ve insan şarbonu çok daha fazla oluşmaktadır.

Belirtileri Nelerdir?

Şarbon mikrobu vücuda girdiği andan yaklaşık 2 ile7 gün arasında kendini gösterir. Belirtiler hastalığın şekline göre farklılık gösterir.

Deri Şarbonu: Şarbon sporları deriden içeri hangi noktadan girdiyse o bölgede ilk olarak sinek ısırığına benzer kaşıntı veren bir şişlik oluşur.  1 – 2 gün içinde içi sulu bir kabarcık halini alır. Ardından 1 – 3 cm arası genişlikte ortasında siyah renkli ölü dokunun olduğu bir yara oluşumu gözlenir. Ayrıca yaranın olduğu lenf bezlerinde şişmeler oluşabilir. Türkiye’de görülen şarbonun genelini bu tipi oluşturur.

Bağırsak Şarbonu: Bulantı hissi, kusma, iştahsızlık ve ateş gibi belirtiler oluşur. Daha sonra bunu karın ağrıları, kanlı kusma ve kanlı ishal vakası takip eder. Sonunda kan zehirlenmesi ve şok gelişir ve büyük oranda ölüm gerçekleşir. Şarbonun bu tipinde tedavi olunsa bile %50 oranında sonuç ölümle gerçekleşir.

Akciğer Şarbonu: Soğuk algınlığına benzer belirtileri vardır. Yüksek ateşle titreme meydana gelir. Birkaç gün içinde ağır solunum güçlüğü başlar ve ardından şok gelir. Sonuç genel olarak ölümdür.

Şarbonun Teşhisi Nasıl Yapılır?

Hastalığın sık gerçekleştiği bölgelerde yaşayan ya da bu bölgelere seyahat edecek olanlar mutlaka bir doktora görünmelidir. Mikrobun bulaştığı yere temas edilmesi halinde hemen muayene olunmalıdır. Yukarıda açıklanan belirtilerden birinin oluşması halinde hemen doktora gidilmelidir.  Hastalık teşhisi sadece klinik belirtiler sayesinde konulamaz. Klinik belirtilerin yanında laboratuvarda yapılacak bakteriyolojik ve serolojik testlerin mutlaka yapılması gerekir.

Tedavisi Var mıdır?

Şarbonun tedavisinde etkili antibiyotikler mevcuttur. Tedavinin başarılı olması için en kısa süre içinde tedaviye başlanması gerekir. Çok öldürücü olduğu için adeta zamanla mücadele edilmesi gereken bir hastalıktır.

Şarbon hastalığının her üç formu da tedavi edilmediği takdirde öldürücüdür. Tedavi edilmemiş deri şarbonunun % 10 ile 20 arası ölümle sonuçlanmaktadır. Tedavi ile bu oran % 0 ile 3 arasına iner. Bağırsak şarbonunda ise tedavi olunsa bile ölüm oranı  % 25 ile 75 arasındadır.

Akciğer şarbonu ise yüksek oranda öldürücüdür.

Korunma Yolları Nedir?

Şarbonlu olduğundan şüphe duyulan ya da şarbondan ölen hayvanlar kesinlikle kesilmemelidir ve asla derisi dahi kullanılmamalıdır.

Şarbonlu olup ölen hayvanlar en az 2 metre derinliğindeki çukura gömülmelidir.

Şarbonlu hayvanların bulunduğu yerlerin ve nakliyatında kullanılan araçların mutlaka dezenfekte edilmesi gerekir.

Hastalıklı hayvanların temas ettiği yemler,  samanlar, altlarına serilen materyaller kesinlikle yakılarak imha edilmelidir.

Riskli bölgelerde ve hatta yakınlarında bulunan hayvanlara şarbon aşısı mutlaka yapılmalıdır.

Yukarıdaki bilgilerden anlaşılacağı üzere son derece tehlikeli, son derece bulaşıcı ve oldukça öldürücü ve ölümle sonuçlanma oranı yüksek bir hastalıktır.

 

Bir önceki yazımız olan Botulizm-Gıda Zehirlenmesi Nedir? başlıklı makalemizi de okumanızı öneririz.

Sorularınızı Yorum Bölümünden Sorabilirsiniz ...
Bu yazı 306 kere okundu.
  • Site Yorum

Bir yorum bırak

DMCA.com Protection Status